Öldükten sonra Nasıl Dirilecegiz?
Öldükten sonra dirilmek aklen mümkün müdür?
Bu hususta önce Kur’an’ın izah ve delillerine bakalım: Kur’an önce ilk yaratılışa dikkatlerimizi çekiyor ve şöyle diyor:
“Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor? Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir. O her şeye hakkıyla kadirdir.”69
“İnsan, ‘Öldükten sonra kabirden diri olarak çıkarılacak mıyım?’ der. O insan daha önce kendisini hiçbir şey değilken yarattığımızı hiç düşünmez mi?”70
Bu mesele daha geniş olarak yaratılıştaki safhalar halinde şöyle anlatılır:
“Ey insanlar! Eğer öldükten sonra diriltilmeniz hakkında şüpheniz varsa şurası muhakkak ki: Biz sizi önce topraktan, sonra bir damla sudan, sonra pıhtılaşmış bir kandan, sonra da belli belirsiz bir parça etten yarattık -ta ki ayetlerimizi size açıklayalım. Sonra sizi dilediğimiz bir vakte kadar rahimlerde tutar, ondan sonra da çocuk olarak çıkarır, olgunluk çağınıza kadar büyütürüz. İçlerinizden bazıları vefat ettirilir, bazılarınıza da en ileri yaşlara, evvelce bildiği şeyleri de bilmez hale gelinceye kadar yaşatırız. Tekrar diriltilmekten şüphe ediyorsanız, şuna da dikkat ediniz ki sen yeryüzünü ölmüş, kurumuş görürsün. Fakat üzerine yağmur indirdiğimiz zaman o ölmüş yeryüzü harekete gelir, kabarır, üzerinde her güzel çiftten çeşit çeşit bitkiler yeşerir.
Bütün bunlar delildir ki Allah zatında ve sıfatlarında haktır, ölüleri dirilten O’dur ve O’nun gücü her şeye yeter.
Şu da muhakkaktır ki kıyamet günü mutlaka gelecektir, onda hiçbir şüphe yoktur ve Allah kabirde yatanları diriltecektir.”71
Öldükten sonra yeniden dirilmeyi akima sığıştıramayan Mekke müşriklerine Kur’an’ın cevabı şöyledir:
“Onlar, ‘Biz çürümüş kemikler haline gelip toza toprağa karıştıktan sonra mı yeni bir yaratılışla tekrar diriltileceğiz?’ dediler.
Sen de ki: ‘İsterseniz taş ve demir olun yahut akıllarımzca diriltilmesi çok daha zor olan şeyler olun/ Onlar, ‘Kim bizi tekrar diriltebilir?’ diyecekler. Sen, ‘Sizi ilk önce kim yaratmışsa O diriltecek’ de. Onlar da alayla başlarım sallayıp ‘Ne zamanmış o?’ diyecekler. Sen de ki: ‘Pek yakın olması umulur. O sizi çağırdığı gün hemen emrine uyarsınız ve kabirlerinizde pek az bir zaman kaldığınızı sanırsınız.”72
Evet, öyle bir sultan düşünün ki bir işaretiyle dağları yerinden kaldırıyor, memleketleri değiştiriyor, denizleri karaya çeviriyor. Böyle bir sultan bir ziyafet verse; fakat bir kayanın yuvarlanıp misafirlerin yolunu kapattığını görseniz, birisi çıkıp “Kaya ne kadar büyük olursa olsun, O zat bir işaretle onu kaldıracak veya dağıtacak, misafirlerini yolda bırakmayacak” diyecek olsa sen, “Kaldırmaz veya kaldıramaz” diyebilir misin?
Bu örnekte olduğu gibi, milyarlarca yıldızı ve güneşleri uzay boşluğunda döndüren, sonsuz kudret ve azamet sahibi olan Cenab-ı Hak için ahirete giden misafirlerinin yolunun üzerinde duran dünyayı nasıl kaldıracak veya dağıtacak denebilir mi?
69
Rûm Suresi, 30:50.
- Meryem Suresi, 19:66-67.
- Hac Suresi, 22:5-7.



