Şerri Kim Yarattı?
Hayır olsun, şer olsun insanın kendi iradesini kullanarak işlediği şeyleri yaratan Cenab-ı Hak’tır. Şöyle ki insanın görme, işitme ve yürüme nimetlerini veren Cenab-ı Hak, insana bazı şeylere bakmasını, bazı sesleri işitmesini, bazı yerlere gitmesini helal, bazılarını da haram kılmıştır. İşte insan helal olan şeyleri yapmakla hayır işlemiş, haramları yapmakla da şer işlemiş olur. Bu durumda her iki hali de hayrı da şerri de netice veren, görme, işitme ve yürüme fiilini yaratan Cenab-ı Hak’tır. Gözü veren, görme nimetini ihsan eden Cenab-ı Hak, o kul neye bakarsa baksın sonucu, yani görmeyi o yaraür.
Ancak tercih insana ait olduğundan sorumluluk da insana aittir. İnsan Allah’ın razı olduğu ve emrettiği işleri yapmakla hayır, yasakladığı bir şeyi yapmakla da şer işlemiş olur. Böylece, hayır ve şerrin Allah’tan olması, bütün amelleri O’nun yaratması demektir.
Cenab-ı Hak kullarının iyi ve kötü yollardan hangisinde gideceğini onu yaratmadan önce bildiği için kaderini gideceği yere göre tayin etmiştir. Yani insanın işlediği güzel şeyler de kötü şeyler de Cenab-ı Hak tarafından yazılmış, takdir edilmiştir. Bu durumda kul cüz’î iradesini kullanarak takdir edilen, programlanan hayatı serbestçe yaşar, yaptıklarından da sorumlu olur.
Cenab-ı Hakk’m, insanın kaderini bilmesi ve onu yazması insanı hiçbir şekilde zorlamaz.
Mesela tecrübeli bir hâkim yanından geçen bir genç için “Bu genç suç işleyecek” dese ve bu sözünü bir deftere kaydetse bir müddet sonra o genç gidip bir suç işleyecek olsa “Hâkim, suç işleyecek dediği ve deftere yazdığı için suç işledi?” diyebilir miyiz?
Bu örnekte olduğu gibi, Cenab-ı Hak -ilmi zamanla kayıtlı olmadığı için- meydana gelecek her olayı önceden bilir. Bunları bir hikmete göre önceden yazmıştır. O insanın günah işleyeceğini Allah bildiği için hayatı boyunca işleyeceği günahları da önceden yazmıştır. Bu bilmenin ve yazmış olmanın zorlayıcı hiçbir etkisi yoktur.



